Merhamet’te Finale 4 Bölüm Kala!

Eveeet, her güzel şeyin olduğu gibi malesef Merhamet’in de sonuna doğru hızla yaklaşıyormuşuz. Sondan 5. bölümde neler oldu, neler…

Dizinin biteceği haberleri malesef kesin. Hem seviniyorum konuları sündürmeden, anlamsız bakışmalı sahneler yapmadan tadında bıraktıkları için, hem de üzülüyorum, çünkü özleyeceğim. Kiminle konuşsam aynı tepkiyi duyuyorum bugünlerde :)

“Ben o nikah masasından senin için kaçtım ama gelinliklerimle! Sen hala kıskanıyorsun ya, bravo!” Deniz’cim, bebeğim <3 İşte ben diyorum “Sermet ve Deniz gibi iki tip, nasıl yani?!” diye ama gönül buysa demek… Gerçi ikisi de ağzımın payını verdiler; Deniz’in hayatı boyunca hayalini kurduğu kara atlı prensi buymuş meğer, Sermet’in de diğer yarısıymış bu kız. Eh o zaman, adamın kıskançlığını bir şekilde bitirecek artık Deniz, onda o enerji var. Kendisi Moskof Recep’e panter gibi saldırmış, yetmeyip tekmelemiş bir insan evladıdır, candır. Deniz’in aşkından Mecnun olup kendi kendine kafa içi monologlar dizen Sermet ise ayrı bombaydı her zamanki gibi. “Al beni de hayrını gör!” nedir abicim :)

 

Yanmışım dostlarım, yanmışım, yanmış...

Yanmışım dostlarım, yanmışım, yanmış…

Can, Bon Jovi’nin Always klibindeki sarı kafalı piçin, kıskançlık krizi geçirip atölyesini yaktığı centilmen ressam gibi iki bölümdür, içim acıyor. Ne çıkarsa bu sarışınlardan çıkıyor demek ki diyerek çok geniş örneklemli gözlemimi paylaşmak istiyorum :D Irmak arkadaş Can’ı dünyanın en başarılı insanı yapacakmış, kendi kendine and içti. Kız hediye boyalarla gelince Can’ın gözleri parladı, şeker görmüş ilkokul çocuğu gibi atladı; hemen bir içkili müzikli sanat ortamına çevirdiler evi. Aslında yakışmıştı da o köşeye be :) Kim derdi ki dizinin başındaki Deniz-Can-Irmak ilişkisi bu noktalara gelecek… O camın kenarındaki kanepede yatıp, “Can benden ayrıldı böhüüü” diye içip içip ağlayan perişan Deniz geliyor aklıma da… Neyse.

irmak-born4kaos.com

First world problems…

Irmak. Bugün Ne Giysem’e katıl da Hakan Akkaya kıyafetini beğenmesin e mi. Başka bir şey demiyorum. Deniz bu kızı eve kapatsa, Narin’e negatif enerji yollamak için odasına çanak anten kurdurur. Mars’a koloni kurmaya gidecek ekibe katsak, diğer 5 kişi uzay gemisiz kaçar gezegenden. Neyse, sus otur iki bölüm daha hadi.

Kafasına geçirseydin tepsiyi Tatiana :(

Kafasına geçirseydin tepsiyi Tatiana :(

Ali’ye kıl kapmakta olduğum bir gerçek, velakin kendisi Sermet’le yaşaya yaşaya aforizma kasan Twitter fenomeni gibi oldu. En son “Ulan bu kadın milleti de çıtı pıtı ama çarptı mı fil çarpmışa dönüyor adam ya…” diyordu, darısı başına diyelim Ali. Tatiana’ya son düzlükte attığın kazığı unutmadık. Şadiye’yi bırak o Can’la takılsın. Aaaa!

üstümeiyilik

Bir anda kardeşim benim deyip, birbirlerini bağırlarına basan Fırat ve Sermet kafadarların, Deniz’i nasıl kafalayacağız planı kurdukları sahnede yarılan tek ben olamam heralde :) Delikanlılığa halel getirmemeye çalışan Sermet’in, “Sermet dayanamadı da gitti falan filan havaları esmesin…” diyerek topu Fırat’a atmaya çalışması, Fırat’ın da “Oooldu canım ben seni döve döve eve sokarım, kimse de bir şey anlamaz, benim zorumla gelmiş gibi olursun!” deyip topu taca çıkarması cidden güldürdü. Hep öyledir ya, hem gitmek, konuşmak, barışmak isteriz, hem de “aman ben dayanamayıp gelmiş gibi olmayayım” diye kuyruğu dik tutmaya çalışırız… Sanki kimse anlamıyormuş gibi :D Hey gidi, bunlar güzel şeyler. Tabi yaşarken güzel olmuyor da, sonra gülünüyor işte. (Sermet’cim sen yine de Fırat’ı dinlemeyip dişlerini fırçalasaydın keşke. Neyse kısmet… Ahahah diyaloglar efsane bu dizide ya!)

kolaj-born4kaos.com

Narin’le Fırat da ne meraklıymış arkadaş ergen evlatlarına söz geçirmeye çalışan anne-baba rolüne! Bir Şadiye’ye azar, bir Deniz’e azar… Bunların çocuklarının yerinde olmak da istemem ha, delirtirler çocuğu.

fıratali-born4kaos.com

Velakin, Fırat ve Narin her zaman ve daima apayrı bir dünya. Onların ilişkisi beni ölesiye imrendiriyor. Aşk desem yetmez tanımlamaya, çok başka bir şey var aralarında. Narin ve Fırat, bir bakışla birbirini anlayan iki arkadaş aynı zamanda. Şu saçma ama şirinlikten ölen sahnelerine bayılıyorum lan.

narinfırat1narinfırat2narinfırat3narinfırat4

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Yalnız, pis izleyiciyim ya, böyle şeylere çok takarım. Dizilerde devamlılığa neden azami dikkat gösterilmez? Hep oluyor; iki kişinin konuştuğu bir sahnede, kişilerden biri bir an aşağı bakıyordur, kamera tekrar döner bir bakarız ki uzaklara bakıyor, boylar bir uzar bir kısalır, bir an kolda çanta vardır bir an sonra yoktur falan…

fıratıneli-born4kaos.com

Bu bölümde de Fırat arkadaşımız elini nereye koyacağına bir türlü karar veremedi, o el bir koltuğun kenarını okşadı, bir kucağına düştü. Olmaz böyle.

“Kadın bir baktı elim ayağım titredi, sanki hayatımızda kadın görmedik…?!!”

sermetfırat-born4kaos.com

Evet Fırat, ne oluyor hakkaten? Sermet sen de? Nedir yani olayınız? Ortaya bir bomba gibi düşen bu femme fatale süsü verilmiş Ahu Hanım son düzlükte başımıza ne işler açacak bakalım? Geçmişte Deniz’le bir saç saç baş başa girişmişleri varmış gibi geliyor bana. Ne dersiniz? :)

ahu-born4kaos.com

Merakla bekliyoruz.

Öperim,

Merve