Medcezir: Son Pişmanlık Neye Yarar?

En son pişmanlık havuzunun kenarında tramplende zıplarken bıraktığımız Yaman’ın, havuza karın üstü atlayıp fena haşlandığı sahneleri izledik bu bölümde. Yaman’ın pişmanlığı ve açık artırmadan başka da bir şey yoktu zaten.

Yaman'ın kendine verdiği ceza: "Bundan sonra bu saçla dolaşacağım!"

Yaman’ın kendine verdiği ceza: “Bundan sonra bu saçla dolaşacağım!”

Geçen haftaki yazıda (Bkz. Medcezir Ep:46 – İntikam Ateşi) Yaman’ın “Çok sevdim” itirafını ve arkasından gelen zehir zemberek intikamını konuşmuştuk. Bu hafta ise gerçekleri öğrenip ambale olan Yaman’ı gördük. Açıkçası üzüldüm haline Yaman’ım, vicdan azabının getirdiği pişmanlık baş etmesi en zor hislerden biri. Yaman, yeni aydınlanan ufkuyla, Mira’yla konuşmalarını kare kare tekrar gözünde canlandırırken, kendisini uyarmaya çalışan Sedef ve Beren’in de ne demek istediklerini nihayet anlarken, kendini dövmesi yetmez ben olsam taksiden iner, kafamı ağaçlara da sürterdim dedim. Bir işe yarayacağından değil ama meşgul olunca vicdan azabını düşünmez belki diye :)

Medcezir47Mira1

Orkun, Skype’tan yaptığı spontane giyinme şovunu, tüm detaylarıyla olmasa da (zaten nasıl anlatılır ki bu, “Mira sorry ama ben sanki seni şeyyapmışım gibi gevrek gevrek sırıtarak kemerimi falan bağladım ama yani kötü niyet yoktu ha! Bak valla!” höff neresinden tutsan elinde kalacak saçma sahne.) sorumluluk kabul edecek kadar Mira’ya açıklayarak artılarına bir puan daha ekledi. Böyle böyle bir 10 seneye yaptıklarını temize çekebilirsin belki şekerim. Nitekim, elindekinin kıymetini bilmediği için Yaman’ın ağzına çakmak isteyen Orkun’la, kızı Hale’yle ve daha kim bilir kimlerle aldatan Orkun aynı kişi değil heralde, değil mi? Neyse genç yaşlar, insan değişiyor tabi; ne diyeyim…

Medcezir47Orkun

Ama Orkun-Mira arkadaşlığı hoşuma gidiyor. Orkun da bu aralar her an “Shot through the heart!” diye bağırmaya başlayacakmış gibi dolaşıyor ortada. Müzayedeye özel yaptırdığı, literatüre Memoli modeli olarak geçen saçlarıyla, antika saatinin çalınmasına sebep olanları azarlarken daha aristokratça görüneceğini mi düşündü acaba? Go back to Bon Jovi hair, luv ;) Bu arada, çalınıp da suçu artık Yaman’a mı Kenan’a mı kime kalacağı şimdilik belli olmayan saati bir hafta boyunca dilinden düşürmeyişi Orkun’a yakışmadı. Böyle küçük hesapların insanı olacaksan zenginlik ve asalet timsali gibi dolaşamazsın beybi u_u. Gerizekalı Turunç da karıştığına göre bu saat işi tek bölümü kurtarmalık mini bir hikayeden daha fazlası olacak. Hadi bakalım.

Medcezir47Mert3

Annesinden birtakım genler aldığını, aramalarına 32 saat sonra dönen Eylül’e attığı triple gösteren Mert… Cansın sen ya, sinirden Yaman’a bile sarışın kalp ben <3. Mert, “Efendiliğimle içimdeki savaşçı ruh kavga ediyor; biri kalk gidelim diyor, öbürü bok yeme otur.” Dediği sırada biri benden mi bahsediyor diye etrafıma bakındığım doğrudur. Efendiliğini bozmalarına izin verme annem, abla sözü dinle, böylesi daha iyi.

Medcezir47Mert2

“Aradı mı, niye aramadı, mesaj atmıyor, ya geldiyse, ya gelmezse, evinin önünden mi geçsem”, ahh o kafada gezen tilkiler ah! Eylül’ün gidişatı hiç hayra sarmıyor, dahası Uzay’ın bu saman altından su yürüten halleri sinirime dokunuyor.

Medcezir47Uzay

Ya sen hem yakışıklı, hem zengin, hem akıllı hem kültürlü ol, sonra kalk kızı sevgilisinden ayırmak için entrika kur; şeyimden aşaaa Kasımpaşa demesi gereken bu karakterler böyle şeyler yapınca deli oluyorum! Durumu çakan Doruk’un, kendisinden beklenmeyen cin bakışlarını takdirle karşılıyorum ve olaylara dahil olmasını dört gözle bekliyorum. Sarı saçlım mavi gözlüm, haydee haydeee! :D

Medcezir47Selim

Sedefcim, umuyorum ki o kocaman siyah kutuyu (Ender de hastalık hastası mıymış yahu, o kadar hastane kaydı ne allasen?) o toplu haliyle ortada bırakmazsın zira Sude’nin gözünden kaçmadı diyecektim ki mahallenin meraklısı Selim çıktı. Açmasan o dolabı olmazdı sanki, inadına kurcaladın. Al rahat et Selim!!! Hayır, o kadar önemliydi madem kimsenin bilmemesi, aldın dosyaları, at o kağıdı değil mi Sedef? Ama yok. Ayrıca Deniz de Selim’in muhtemel öfkesinden payını alabilir: “BUNU BENDEN NASIL SAKLARSIN!” “Sen kimsin ha, kimsin!1!” falan da diyebilir, bekliyoruz bakalım.

Sevgili zoruyla Mango'ya giren erkeğin dramı...

Sevgili zoruyla Mango’ya giren erkeğin dramı…

Bu arada her ne kadar kendisinin cool görünümlü melek tavırlarına uyuz olsam da, Yaman’ın Elif’e yaptığı da ayrı bir hayvanlık. Neyse ki en azından bu sefer yaptığının farkında Yaman. Evet kapısına kadar gidip çıkma teklif ettin (o da kabul etmeseydi), evet kaç kere ikna ettin (kabul etmeseydi), kızı kullanmak istedin (kabul e-ehm…) ama bunlar yaptığını değiştirmiyor bebişim. Ekle bunu da vicdan azabının üzerine! Elif, sen de “zorla güzellik olmuyor” diyerek durumu olgunlukla kabullendin ama, bence Skype’tayken yaptığın o bacağı kafanın arkasından geçirme hareketinden sonra olacağı varsa da kalmamıştır artık, bunu bir düşün derim ;)

Oooh laflar boy boy... Peki anasını satayım.

Oooh laflar boy boy… Peki anasını satayım.

Amma velakin, yazın tekneyle dolaşırken erkek diye bir cinsin varlığından dahi haberi yokmuş gibi görünen Elif’in, geçmişinden gelen, Listerine içerek kafayı bulan belalısı ortaya çıkınca, Yaman’ın içindeki iyilerin dostu süper kahraman, kız başına onu yalnız bırakmaya el vermeyecektir tabi… Yani, tam da o soruyu sorduğu anda Mira –üstelik de camı açık olarak- oradan geçmeyi nasıl başarıyor ya? He, evlenme teklif etti Elif’e, he. Bu kadar şeyden sonra buna inansaydı Mira, kafayı à la Yaman sertliğinde duvarlara vuracaktım ben de.

Medcezir47Mira2

Eylül’ün Mira’yı evden çıkarmak için attığı tiradına en afili imzamı atıyorum. Hiç kimseye seni ezme tatminini vermemelisin Mira, annenden hiçbir şey öğrenmedin mi? Ama yani, Yaman’ı ezmek için Mira’nın edebileceği tek laf “…fakir fakir…” midir? Cidden mi?

Medcezir47Eylül

Ve Faruk. Yemin ediyorum, durdun durdun (durdun…) ve nokta atışıyla bombayı patlattın Faruk. Müthiş çalım, müthiş zamanlama, top ağlarla buluşacak mı sayın seyirciler? Fakat o da ne, yan çizgiden uzanan Elif’ten bir çalım geliyor, Mira topu kaptırmıyor, kaleye doğru devam ediyor. Bu kez Turunç Nadir önüne çıkıyor, kayarak topa hamle yapıyor ve aahh! Malesef sayın futbolseverler, bu gol bir sonraki bahara kaldı! Gerçekleri öğrenince tüm kırgınlığına rağmen vakit kaybetmeden Yaman’la konuşmaya giden Mira’ya da bir alkış pıliz.

Medcezir47Yamankardeşi

Bu arada Nevin’in üçüncü bir çocuğu var ve onu da sosyeteye sokmaya çalışıyor galiba. Kim la bu arkadaki Yaman karbon kopyası?

Medcezir47Kenan

Son olarak Kenan’dan günün sözü ile bitiriyorum (gerçi onun repliği, böyle düşünen yurdum insanını antika kavramına ısındırmak için yemdi ama Mert ikna edici olamadı) : İnsanın para harcayacak yeri kalmayınca, ne yapacağını şaşırıyor tabi. Aynıyla vaki.

Haydi öperim,

Merve

Ps. Başlık için Cansu’ya selamlar!

  • Cansu

    Mesajlarına yorum yapmakta biraz geriden geliyorum ama madem sen üşenmeyip o kadar yorum hazırlıyorsun, capsler yapıp bizi güldürüyorsun biz de bir yorumu esirgemeyelim dimi.;)

    Ben bu köpek yavrusu bakışlı Yaman’ı özlemişim yahu. Neydi o eski hödük hali?? Mira’nın peşinden koşan, hata ettiğini anlayan Yaman izlemek daha zevkli valla. Mira’ya destek olan ama gıcık halini de bir kenara bırakmayan Orkun’u izlemek de zevkli. Şu an hepsi tam kıvamındalar gibi Allah bozmasın.;)

    Uzay uzay boşluğunda yok mu olsa acaba? Son derece işlevsiz ve gereksiz bir karakter bence. Eylül’e sarması ayrı bi lüzumsuzluk örneği iken bir de Mert ile aralarına girebilecekmiş gibi dolaplar çevirmeye çalışması, pöff yani… -.- Eylül’ün aklının ona kayabileceğini, kafa karışıklığı yaşayabileceğini hiç sanmıyorum da en fazla işte Eylül’ü meşgul ederek Mert’e beklediği ilgiyi göstermesini engelleyebilir bir süre. ama Eylül ne yapar eder bundan kaynaklanacak sorunları çözer. Bundan önce kuzeni de zaten “Aabi napıyorsun sen?” diye olaya müdahale edebilir. “Nasıl yedirdim ama sandviçi” cuk oturmuş yalnız.:))))) Evlerden ırak…;)

    Mira’nın o pullu bluzunu gören genç kör oldu be, ameliyat parasını toplamaya çalışıyoz aabi!:((

    Eylül’ün Mira’nın aşk dertleriyle uyuyakalması kalp ben. Harbi bayıyor bazen Mira. Sabahtan akşama kadar beraberler, günler aynı konu üzerinde geçip duruyor, gece de görüntülü konuşmalarla telefon seanslarıyla mevzu destekleniyor. Muhtemelen ben de telefonu bir kenara bırakıp başka işlerimle uğraşırdım, manikürümü yapardım filan.:D

    Yaman’ın kayıp kardeşi…:)))) Yeminle ben de çocuğu görünce “Ee Yaman böyle giyinmemişti ki, devamlılık hatası var.” diye düşünmüştüm.

    Selamınızı aldım efenim, öperler! ;))

    • Born4Kaos

      Valla bazen sırf senin taleplerin (çenen!) doğrultusunda yazmaya geri döndüğüm doğrudur sevgili kadrolu editörüm :D Dolayısıyla, evet bir yorumunu da alayım artık!

      Mesaj ne kızım, blogpost, hıh!! Neyse, aynen ben de bu Yaman’ı özlemişim, zaten Yaman buydu ya, diğeri neydi öyle… Ya evet, Uzay niye böyle saçma bi tip oldu anlamadım ki. Karar veremiyorlar galiba nereye soksak bunu diye. Mis gibi çocuk var elinizde, daha güzel bir hikaye yazsanıza allah allah.

      Mira Yaman’la ilişkimiz konu başlığını tartışmak üzere saat başı ücretle bir danışmana gitseydi, Asım Şekip’in parası suyunu çekmişti, o derece! Eylül bayılmasın da ben mi bayılayım :D

      Öperler şekerim <3

  • Pingback: Medcezir – Bu Sabahların Bir Anlamı Var Mı? | born4kaos.com()