Medcezir – Bu Sabahların Bir Anlamı Var Mı?

Saatimi çalmışlar ağabey! Saatim gitmiş. Gittiiiii gitti gitti gitti, gittiiiiii gitti gitti gitti!

Sude your style is killing me! Queen Victoria modası geri mi döndü de haberimiz yok? Tamam her on yılın modası bir süre sonra geri döner de, yüz elli yıl öncesinin modası değil heralde!!

Medcezir48-antika

Bak o kadar konu varken ben neye takıldım. Mira’nın Asım Şekip Bey’in evinden getirdiği çay setini “Beylice Ailesi’nden” diye sundu Mert. Beylice Faruk’un soyadı değil mi? Sude artık Kaya değil mi? Mira’nın üzerinden artırmaya konduysa neden Sude gerim gerim gerindi? Kafamda deli sorular. Bir aşk romanları centilmenliği örneği sergileyerek (sevip sevmediği belli olmayan) sevgilisi için açık artırmada paraları sökülen Faruk da gecenin konuşulanlarından oldu.

Medcezir48-atla

Mavi alkolden kafayı bulamayınca yükseğe çıkıp oksijen kafası yaşamak isteyen Ex-Belalı-Sevgili’nin “Seni görebilecek kadar yakın, ama seni (!) hiç dokunamayacak kadar uzak bir yerdeyim” şeklinde İbrahim Sadri’nin Türkçe bilmeyen versiyonu taklidi pek rağbet görmezken, yine de aşağı biraz seyirci toplamayı başardı. Arkadaş, bir organizasyon yapıyor bastı bacak öğrenciler, o sırada olan olaylara bak!

Medcezir48-Yamira

Mira’nın da “Ben intihara meyilli manyaklara alışkınım, ben halledeyim” diyerek topuklularıyla inşaata koşması,

Medcezir48-altınkoy

herkesin gelişi,

Medcezir48-orkun3

Orkun’un antrikot derdindeki kasap havasıyla “Saati sen mi çaldın” diye Murat’a yaklaşması yardı :D

Medcezir48-ELİF2

Ya her şeyi geçtim de, Elif onu terk etti diye intihara kalkışmak ne Murat? AYH! Bir de sizler beni anlayamazsınız diyor; sizler kim? Niye gelen geçen, “tüm zenginler ölsün” alt temalı laf çakıyor bunlara?

Medcezir48-Mİra

Neyse bu vesileyle Mira’nın ağzından, böyle salakça şeyler yapmayı düşünen gençlere güzel bir mesaj verildi; bu da benim ekranlarda her zaman görmek istediğim sorumlu davranışlardan biriydi. O yüzden takdir ve teşekkür ediyorum. Ayrıca Elif’ten gelen “Kim zart diye hayatından vazgeçebilecek bir adamın yanında olmak ister ki?” ezişiyle de duble salvo oldu, brava!

Medcezir48-hüp

Ayrıca “Niye getiriyon lan milleti intihar edeceğim diye!” tribiyle Murat’ı döven Yaman’ın, daha sonra oturup ona uzun uzun Elif’le ilişkilerini anlatması, “Bundan sonra bacımdır evelallah” ayağı kesmesi de efsane dönüşlerdendir yemin ediyorum. Kıza çıkma teklif ettim başıma bir iş aldım, nasıl kurtulsam derken gökten kurbanlık koç iner gibi Murat’ın intiharı indi, Yaman da bunu kullanıp hemen sıvıştı.

Medcezir48-Elif

Seni gidi köftehor Yaman seni :D Tabi aslında böyle bir şey konuşmamış olmaları ve Murat’ın bunları Elif’i ikna etmek için sıkıyor olması da kuvvetle muhtemel.

Medcezir48-şüpheliler

Hale = o da buranın Kenan’ı ahahh Orkun herkesten şüphelendi de en sonunda haklı çıktı ya, yanarım yanarım ona yanarım. Gerçekten Yaman’a sıkıntı çıkarmaktan başka bir şeye yaramıyor ailesi. Fakat Yaman’a “sen çaldın” demedi Orkun, kimsenin de aklına gelmedi zira Yaman da artık bir Altınkoy Boy. Ama Yaman’ın Orkun’a “sen çaldın belki!” demesi komikti :D

Medcezir48-Orkun

Eylül’ün sigorta yaptırmak yerine bütçeyi kuru pasta ve şarap almaya harcaması da tam onluk bir hareketti, ah canım benim ya. Yalnız, 95 bin O KADAR DA büyük para değil sizin için be çocuklar. 10 kişisiniz, aranızda milyonlar dönüyordur, yemeyin bizi şimdi. Bu satırları yazarken de kendi fakirliğime ağlıyorum dostlar, tüm fakirlere selam!

Medcezir48-Kenan2

Kenan, yapı itibariyle pek düzelecek intibası yaratmıyordu zaten ama 30.000 borç nedir lan? Ne yaptın da kime taktın o kadar parayı olm? Hiçbir şey yaptığı yok, evde yatıyor iki aydır, parayı nerede harcadı bu adam?!!  Ay delireceğim. O kadar parayı iç ettin madem, geçen hafta Sude’ye hazırladığın romantik peynir tabağına niye domatesle biberle surat yapıyordun, bari biraz oraya harcasaydın?

Medcezir48-tuğçe

Hazır mıyız tatlı çocuklar ;)

“Yarın Berlin’e uçuyorum yaağ” diyen Eylül’e mis gibi kapak yapan Tuğçe’cim, öpüyorum tatlım ;) Tuğçe de bildiğin Black Widow gibi indi arabadan, biraz daha kovalasaydı keşke antika peşinde… Tuğçe-Mert-Eylül üçgeni de değişik bir hal aldı, Tuğçe hala hoşlanıyor ve bunu da belli ediyor, Eylül de bunun farkında ve laf sokuyor, Mert de bunun farkında ve umursamıyor ama ortada bir gariplik yok mu sizce de? Bu arada Mert’le akşam yemeğini satın alan hayranı kim acaba? Eğlenceli bir akşam bizi bekliyor bence :)

Medcezir48-YamanMiraEylülMert

“Bir şey mi yanıyor? Aa pardon, bu senin ateşinin kokusu… Yine yakıyorsun!” Ahhahah erkek olmak da zor şekerim, süslenirsin alay konusu olursun, süslenmezsin öküz olursun. Aksiyon peşinde koşarak mutlu olan Mert’in Yaman’ı Mira’ya yaklaştırma çabaları için bir alkış! Skor da tutuyor ama tabi :D

Medcezir48-Kenan

Yanlışlıkla cenaze evine gidip helva yiyen ve herkesten daha çok ağlayan Mecnun Çınar gibi derin derin iç geçiren Kenan’ın, bu seferki patlamasından nasıl kurtulacağını merak ediyorum. Ayrıca şu sahne nedir ya:

"Oğlum sen kaç beni düşünme"

“Oğlum sen kaç beni düşünme”

Hahasghashgas acaba bu tefeciler mafyalar cidden böyle mi çalışıyor; kadınları rehin almalar falan, yoksa dizileri izleyip “Lan bizi yanlış tanıtıyorlar!!” diyorlar mı :D Kendisi de bir hayli ilginç bir tip olan Antikacı Abi’nin Kenan için yaptığı “Uzun boylu, kapı gibi, renkli gözlü” tarifi… Bu tarif bana çok tanıdık geliyor. Bu benim her doğum günümde sipariş olarak dilediğim ideal erkek değil mi?! Ahahah

Medcezir48-Selim

Bak tesadüfe bak ya. Ülkede zaten topu topu 3 tane otel var, biriyle karşılaşmazsan ayıp! Eh, Deniz ve Selim’in de bu üçün birini seçmiş olması, hiç şüphesiz ki sevişme sebebi. Sedeeef, çakal Sedef, 10 saniye içinde nasıl da düşünüp ayarladı Selim’in aynı otele gitmesini… Ekşi’de bir entry okudum, bu Selim-Deniz sevişme sahnesini görmesek de olurdu yazmış biri. Aynen katılıyorum, görmesek de olurdu. Deniz’in şaşkın ördek halleri de sinirime dokunmaya başladı, tamam aşık oldun da, koskoca iş güç sahibi kadınsın, topla bi kendini.

Medcezir48-sude2

“O hisseleri tek tek alıcam elinden görürsün sen” = “O saçlarını tek tek yolarım senin yelloz” Allah aşkına Sude, dibi gördün, daha da aşağı iniyorsun bebeğim. Bir yaz günü yükselişin muhteşem olmuştu ama düşüşün efsane olacak bu gidişle. Neyyssse ki Nadir’e tekmeyi atarak bir akıllanma emaresi gösterdin.

Medcezir48-asımşekip

Koskoca Asım Şekip Kaya’nın İddaa’dan yatmasını beklemiyordunuz heralde! Öteki tarafa gidip gidip gelen Bay AŞK’ın Bay AŞK’lık hali pek kalmadı son zamanlarda farkındaysanız. Kendisine No Woman No Cry adlı şarkıyı armağan etmek istiyorum buradan, kendine dikkat et, sinirlenme Asımcığım, bak Sedef’le de ancak barıştınız zaten, satranç tahtasında sana ihtiyacımız var daha. Hadi bakayım.

Medcezir48-Nadir

Nadir demişken… Ulan Turunç, biz Leyla’yla Cengiz nam-ı diğer Bıyıklı’yı gelecekte bir gün yuva kurmaları muhtemel diye klasörleyip kaldırırken sen niye nikah kıydın kıza? Hayır, çok mantıksız. 1. Leyla cin değil, kullanılacak bağlantıları yok, senin işlerinden anlamaz, kısaca sana yaramaz. 2. Sen Reinalar’da sarışın mankenlerle görünen adamdın, yanında çalıştırdığın kızı nasıl layık gördün nikahına ayol? Şaka gibi yahu, bir hafta içinde paket olup gitti Leyla, hem de hiçbir şey yokken. Eğer bu bir teselli olarak kabul edilebilirse, Ayşe’yi kıskandırmaya yaradı bu iş ama…

Medcezir48-Cengiz

Velakiiiin, kamera iki kez Cengiz’in iç çekip uzaklara bakışına, bir kez de derin derin Leyla’ya bakışına odaklandığına göreee… Turunççan’ı içeriden bitirecek olan ateşin kıvılcımı çakıldı, Cengiz’in aşk mı sadakat mi temalı ikileminin ne kadar süreceğine bağlı olarak 3 bilemedin 5 bölüme Nadir’den kurtuluruz hayırlısıyla. Ay hadi inşallah. Nadir’den kalan mirasla da Leyla Tozludere’yi komple kentsel dönüşüme sokar artık.

Medcezir48-yAMİRA2

Mira’yla konuşmak için bölüm boyunca en uygunsuz anları bulmayı yine başaran Yaman’ın, adamlardan kaçarken özür dilemeye çalışması artık tepe noktası oldu. Bunu aşabileceğini sanmıyorum, o yüzden artık daha fazla süründürme bari Miracım ya :/ Yok yok ya, çok güzel süründüyorsun, devam. Bağlan’ın şahane benzetmesiyle dediği gibi “Sevgisi yüzünden Çokoprens, bisküvili pastaya döndü.” ahahahah! Ama en son hatırladığım kadarıyla (bkz: Son Pişmanlık Neye Yarar?) babanın Yaman’la konuştuğunu öğrenmiştin ve yüzünde kedi yavrusu bakışınla Yaman’la konuşmaya çalışıyordun; şimdi ne oldu da yine tribe döndün anlamadım ki Mira?

Dipnot: Kendini Copacabana’da sanan Uzay’ın çılgın dansına da bir alkış almayalım mı :D Bakın burada bir parantez açıyorum; kaçıncı yazıdır bahsediyorum Barış’tan, hala tanışmadık, görüyorsunuz!! Üşenmedim saydım, bakın şu bir: Heyecanla Beklenen Dizi: Kurt Seyit ve Şura , şu iki: Kurt Seyit ve Şura: Dramın Dramım Olsun Mu? , şu üç (mesaj da vermişim!): Kurt Seyit Ve Şura İstanbul Sokaklarinda ; şu dört: Medcezir’de Sezon Finali. Peki, tamam Barışçım. Tamam, öyle olsun! Hıh!!1!!

 

Çinliler'in de yedi kuşak ceddinin de Çin Seddi'nin de...

Çinliler’in de yedi kuşak ceddinin de Çin Seddi’nin de…

Son olarak, nedir bu yemek çubuklarının çektiği kahır? Nerede bir zengin-fakir ilişkisi var, orada çubuklar nal gibi duruyor, sembolizmin bu kadarına dayanamıyorum artık- ÇUBUKLAR EŞİTLİKÇİDİR, ÇUBUKLAR ÖZGÜR!

 

Öperim,

Merve

  • Cansu

    Gelsin sıradaki yorum, seriye bağladım resmen.:P

    “Ex-Belalı-Sevgili’nin “Seni görebilecek kadar yakın, ama seni (!) hiç dokunamayacak kadar uzak bir yerdeyim” şeklinde İbrahim Sadri’nin Türkçe bilmeyen versiyonu taklidi” Bu tamlamayı dilbigisinde tam olarak nereye oturtuyoruz?:D Ezik Elif’in ezik sevgilisi işte ne bekliyorsun ki? Fazlasıyla itici bir çift. İntihar konusunda dediklerine katılıyorum, Böyle sahnelerde “Mal mısınız olm siz? Ne ölmesi ne intiharı saçmalamayın.” mesajının verilmesi gerek. “Aşkından ölecek kadar çok seviyor bak kıyamaaaam.” diye düşündürttüğünüz zaman bu hastalıklı ve çarpık bakış açısını/aşk anlayışını da onaylamış oluyorsunuz.

    Altınkoy gençleri yukarıdan çekildiklerinde ne kadar kötü gözüküyorlarmış değil mi? Maşallah çivi topuklarla inşaatta da hiç yabancılık çekmedi kızlar. Ayol ben düz kaldırımda zor yürüyorum bunlar taşın molozun arasında Kuğu Gölü Balesi yapacaklardı az daha. Ağızlarında gümüş kaşığın yanında bir de ayaklarında topuklu ayakkabıyla doğdular zaar.

    Yok ya Kenan’dan adam olmazmış ben bunu anladım. Zamanında gek gek “Usta paramı vermemişti ben de kasadan çaldım, bazen hakkını almak için istemediğin yollara girersin.” diye ötmüştü, biz de kendisini “iyi olmak isteyip de hayatın zorla kötü yola soktuğu özünde iyi çocuk” kategorisine sokmuştuk ama yok olmayınca olmuyormuş. Bok vardı dimi borç yapacak, saati çalacak? Orkun’un haklı çıkmasına mı yanayım, sevdiğim bir karakterin adam olamayışına mı yanayım, Yaman’ın gene ezilmesine mi yanayım? Yanayım yanayım ateşlerde yanayım…(Mecnun Çınar’a bir selam da benden olsun^.^) Bu gidişle Sude’yi de gene elinden kaçıracak.

    Bu ülkede her türlü meslek odası/birliği/loncası en ufak bir sahneden nem kapıp açıklama yayınlarken, bazen hatta suç duyurusunda bulunurken “Mafya Odalar ve Borsalar Birliği”nden bir itiraz gelmediyse belli ki harbi böyle çalışıyorlar.:P

    Nadir’in Leyla ile ilgili planlarını anlayabilmiş değilim hala. Bu bölüm Selim “Karısı olunca tanıklıktan çekilebilir” filan dedi de yani sırf bunun için mi? Bu kadar basit olabilir mi konu? İstese gene tanıklık yapar çekilmesi zorunlu değil ki. Ayrıca zorla tehditle evlendim vs diye evliliği iptal ettirebilir. Neyse aksiyon katmak için yapıyorlar deyip sineye çekeceğiz ve Cengiz sayesinde Nadir’in “Sen de mi Brütüs?!” edasıyla yıkılmasını bekleyeceğiz. Yalnız Cengiz’in bakışlar bana “Yenge de erik gibiymiş kütür kütür” geyiğini hatırlattı, söylemeden geçemeyeceğim. Bir de Giray capsi gene efsane olmuş.:)))) Salak ya kendini Nadir Baktıroğlu ile bacanak sandı.

    “Bu sabahların bir anlamı olmalı” sahnesi çok güzel olmuştu, iki sevgilinin özene bezene hazırlanmaları, özellikle Yaman’ın içindeki umut, azim ve kararlılık… On numero! Ondan önce de inşaattaki sarılması sahnesi, şu Nadir’in bahçesindeki öpüşmelerinden sonraki en etkileyici sahneydi.

    Ayrıca ben Uzay’ın çılgın dansını değil Mert’in arka plandaki “Ay yerim dar” tarzındaki dansını alkışlayacağım müsadenle. Hatta üstüne türkü performansı için de ıslıkla tezahürat yapacağım.:P

    “Hüp diye içine çek beni” capsinin hakkını vermeden de yazımı noktalamak istemiyorum. Adamda ne dudak varmış be!:P

    • Born4Kaos

      Aynen devam! :D

      Ahahah, dilbilgisi dediğin nedir gülüm, ben senin için -de ekini ayırmamayı göze almışım! Kesinlikle, intiharın mallığını, ya da ne bileyim, aşkından şunu yaptı, yok kederinden bunu kesti gibi salaklıkları olabildiğince ezerek ve toplumu da yönlendirecek şekilde gösterme sorumluluğuna girmeli diziler. Doğruculuksa doğruculuk, bu kadar izlenen dizilerin, bizimki gibi saçma bir toplumda böyle rolleri olur artık, yapacak bir şey yok.

      “”iyi olmak isteyip de hayatın zorla kötü yola soktuğu özünde iyi çocuk” kategorisi” ne güzel özetledin :) Ben Kenan’ın isyanını hep fazla öfkeli bulmuştum. Yaman’la farkları da o, Yaman yapıcı isyankar, pozitife dönük. Kenan’ın isyanı hep “Hayat bizi öptü, biz de acısını etraftan çıkarıcaz tabi anadın mı!” tadında.

      Nadir’i ben de anlamıyorum. Herif kötülük makinesi gibi. Neyse, in Cengiz we trust. Hadi bakalım, hodri meydan.

      Mert’in gelinlik kız gibi arkada bir sağa bir sola sallanması da çok şirindi eheh. Hüüp diye içine çek beni dırırıdırırırırırım tut kolumdan çek götürrr beni…