50 Yıl Ekranlarda Kalan Dizi: Doctor Who (part 2)

Daha önceki yazımda Doctor Who’dan genel olarak bahsetmiştim, bu yazıda da The Day of the Doctor özel bölümünden biraz bahsedelim.

Şimdiii, bundan sonra bahsedeceğim konular n.ş.a. spoiler olabilir ama dizi yayınlanalı neredeyse 2 ay oldu, bunca zaman izlemediyseniz zaten spoiler olmuş, olmamış çok da fark etmez heralde. O yüzden devam ediyorum. Gallifrey’in kurtulması, Doktor’un Bad Wolf vasıtasıyla kendi iç hesaplaşması falan bir tarafa; bölümün en güzel kısmı bence, Doktor’un Londra Kulesi’nin altındaki Tardis geçirmez odada, “Ya benimsin ya kara toprağın” düsturuyla dünyayı yok etme yarışına giren insanlarla uzaylılara kim olduklarını unutturması ve akabindeki gelişmelerdi. İşte arabuluculuk, işte koalisyon, işte uzlaşı! Yemin ediyorum gözlerimden yaşlar sicim oldu aktı o sahnede. 1. Doktor’un atkısını takan barışçıl kız gerçeği bilen tek kişiydi ve o da ırklar arası barış için susmayı tercih etti. Kendinin hangi tarafta olduğunu bilmeden yalnız kendi çıkarın için nasıl savaşacaksın? Mecburen iki tarafı da düşünüp hakkını gözetmek zorundasın, yoksa ezilen sen de olabilirsin. İşte şunu bütün dünyadaki anlaşmazlıklar üzerine uygulayabilsek var ya, dünya adeta bir cennet olur. Bütün dünya buna inansa, bir inansa, hayat bayram olsa be ya!?

Hangi tarafta olduğunu bilmiyorsan, taraftarlık yapabilir misin?

Hangi tarafta olduğunu bilmiyorsan, taraftarlık yapabilir misin?

Şöyle önemsiz ama minik bir bilgi de vereyim. Doktor’un Clara bulsun diye Londra Kulesi’nin duvarına kazıdığı kod: 1716231163 yani 17:16 23.11.63 yani Doctor Who’nun ilk kez yayınlandığı tarih. Çok artistik değil mi? Şaka şaka, çok nerd işi, biliyorum. Hof.

17:16 - 23.11.63

17:16 – 23.11.63

born4kaos.com-doctorwho

Ve John Hurt. Yürüyen belgesel anlatıcısı, doğuştan narrator, karizmanın tillahı. 8. Doktor ile 9. Doktor arası, War Doctor havası… Bir bakışla çok şey anlatan adamlardan olan John Hurt dayımız, bedeni gittikçe gençleşen ama ruhu yaşlanan benliğine şaşkınlık ve şüpheyle yaklaşan savaş gazisi Doktor’un hakkını vermekle kalmamış, özgül ağırlığını da eklemiş. Daha fazla bir şey söylemek istemiyorum, hakaret olacak çünkü.

Ne karizmatik komşumuzdun sen, John Hurt abi...

Ne karizmatik komşumuzdun sen, John Hurt abi…

Bu da Tennant ve Smith’in John Hurt hakkında konuşurken fanboy’a bağladığı anlar:

 

Vee… Ve, ve, ve the Bad Wolf. Rose Tyler. Rose benim en sevdiğim companion’dı galiba. Bu yüzden Rose olarak değil de Bad Wolf olarak karşımıza çıkması, üstelik 10. Doktor ile hiç diyaloga girmemesi biraz üzdü. Amma velakin, zaman ağlarını nasıl da güzel örüyor değil mi a dostlar? Bad Wolf’un 1. sezonun son bölümünde Time Vortex’e bakışından The Moment’in vicdanlı arayüzü oluşuna, hayat ne tuhaf değil mi?

Bir anekdot olarak, bölümler içinde diğer hiçbir companion’ın yalnızca kendi adıyla bölümü yok (Amy ve River’ın isimleri cümle içinde geçiyor) ancak Rose ve Bad Wolf isimli iki bölüm var. Öyle.

Rose, the Bad Wolf.

Rose, the Bad Wolf.

Hülasa, pek tabi David Tennant ve Matt Smith’i yan yana görmek, haddinden fazla hızlı konuşmalarıyla birbirlerinin lafını kesip durmalarını izlemek güzeldi. Fakat benim için 50. Yıl Özel Bölümü pek de özel olamadı. Yıllardır (2005’ten bugüne 8 yıl oldu) Time War hadisesini duya duya, Doktor’un hayatında çok büyük bir kırılma noktası olan, onu sonsuza kadar değiştiren o savaşı gözümüzde epey büyütmüşüz. Nitekim Doktor 1. sezonda Dalekler’le karşılaştığında ne diyordu, “Bana Dalek yurdunun antik efsanelerinde ne derler biliyor musunuz? Yaklaşan Fırtına. Derinlerde bir yerde benden korkuyorsunuz.” falan filan. E niye korkuyorlardı dostum senden? Bunlar tamamen es geçilmiş sanki.

Şahsi kanaatimce savaşın son günü çok daha iyi yazılabilirdi. Savaşın korkunç yüzünü, kötülüğünü gözümüze sokarcasına ateş altında kalan masum çocukları göstermeyi ve Doktor’un bütün kararını buna bağlamayı tercih etmişler lakin Doktor kendisi söylüyordu, Time Lord’lar da evrene hakim olmaya çalışıyordu. Bu yüzden bütün evren savaştaydı zaten! Öyleyse ölümüne vicdanlara oynayıp, Time Lord’lar yalnızca çılgın bir saldırı altında çaresiz kalmış masum meleklermiş gibi göstermek neden? O kadar tribüne oynuyorsun ki Moffat, popülizmden ölü bulunacaksın diye korkuyorum.

Evreni kurtardık, sırada ne var?

Evreni kurtardık, sırada ne var?

 

Bu kadar konuştuktan sonra gidip 9. Doktor’lu 1. Sezonu yeniden izleme isteği gelmesin mi? Bak sen şu işe! Haydi allons-y!

Öperim.

Merve

Credits: Fotoğraflar david-tennant.org‘dan