50 Yıl Ekranlarda Kalan Dizi: Doctor Who (part 1)

Girizgahtan sonra, ilk konulu yazımı tüm zamanların favorisi, mutluluk aşısı, canısı dizim Doctor Who’nun 50. yaşı üzerine güzellemek istedim.

1963 yılından beri, ara vererek de olsa ekranlarda olan, geçtiğimiz ay 50. yılını kutlayan efsane bir yapım Doctor Who.

Britanya toplumunun dünya kültürüne kattığı onlarca güzel parçadan bir diğeri. Doktor’u böyle kült yapan şey, kimisine göre düşük bütçeli efektleri, kimine göre yaratıcılığı, kimine göre reklam kaygısı olmayan BBC’nin programı yıllarca izleterek alışkanlık yaptırması, kimine göre Doktor’un İngilizler’e özgü eksantrik mizahı, kimine göre de bunların hepsi. Lakin, özellikle 2005 yılında yeniden yayınlanmaya başladığından beri dizinin bütün dünyaya yayılan ve gittikçe büyüyen bir fenomene dönüştüğü bir gerçek. Ayrıca, 50. yıl özel bölümünün aynı anda 94 ülkede birden yayınlanmasıyla da Guinness Rekorlar Kitabı’na girdi, ne önemi varsa.

The Doctors Dance -- Halay Çeken Doktorlar

The Doctors Dance — Haydi Halaya

Şimdi elbette Gallifrey Falls No More gibi, Bad Wolf’un önemini nihayet anlamamız gibi güzel şeylerle gönül telimize dokundu The Day of the Doctor, ve tabi vicdan vurgusu öyle böyle değil, güzel yapıldı, eyvallah. Amma velakin, belki de çok uzun zamandır çok büyük beklentilerle beklediğimden dolayı, bu bölüme o kadar da efsane diyemedim ben. Her zamanki Doctor Who bölümlerinden bir farkı yoktu bence. Christopher Ecclestone adlı hastası olduğum şahıs keçi inadını kırıp geliverseydi belki daha da iyi olacaktı ama gelmedi tabi. Resmen inadım inat, kaidem iki kanat dedi adam. Halbuki David Tennant denen zat-ı şahane ve Matt Smith denen şirinlik muskasıyla bir arada ne kadaan da epik olacaklardı, sırt sırta verip sağa sola sonik tornavida tuttukları sahne bile gözümün önünde. Heyhat.

Elindeki tornavida değil mi canım?

Elinizdeki tornavida değil mi canlarım?

 

Zaten Steven Moffat denen zekası geniş abimiz beni diziden soğuttu yeterince. 7. Sezonu hiç izlemedim desem, Whovian arkadaşlarım şaşırır mı? Yani tamam, büyük resme bakıp tüm sezona yayılan heyecanlı plotlar kuruyorsun çok güzel de, senin yaptığın Doctor Who değil ki kanka? Mis gibi diziyi Hollywood’laştırdı; herkes sevsin, bütün dünya izlesin derken Doktor’un bütün olayını yok etti adam. Gel de Russell T. Davies’i arama; Russell’cığım kraldı, tam Douglas Adams kafasındaydı… Douglas Adams demişken, ilerleyen bir zamanda Otostopçunun Galaksi Rehberi üzerine de yazmak ister bu deli gönül. Neyse.

Eğleniyor muyuz genşler?

Eğleniyor muyuz genşler?

 


Devamı gelecek…

 

Öperim.

Merve

Credits: Fotoğraflar david-tennant.org‘dan